CEMET

Elma dersem çık armut dersem de çık sevgili kısmetim

Cuma, Mayıs 18 · Kategori: DR BILGE

(Dertli Fizikçi)
Merhaba, ben ülkesini bırakıp yurtdışına giden öğretmenlerden biriyim. Yaşım geçiyor (geçti)
ama ben hâlâ evlenemedim. “Buraya kimse gelmez” dediler...
Dünyanın derdi, Afrika’nın derdi, yüzüme bakıp gülümseyen öğrencilerimin derdi...
Bütün bunlardan benim dertlerime hiç sıra gelmedi... Şimdilerde düşünüyorum. Hiç evlenmesem, bu meseleyi tamamen kafamdan silsem ne olur? Yapabilir miyim? Selamlar, dua edin...


Dr. Bilge

Sevgili M... Nedir senin niyetin, demeyeceğim; çünkü niyetin belli. Niyetini ortaya net koy. Yani ağlamadan olmuyor. Askerdeki devrecilik gibi. Aranılan eş bulunana kadar kaç hatırı sayılır tanıdığın kapısı çalınıyor biliyor musun? Herkes ağlayarak bulduğu için âdet olmuş işte. Ama hemen öyle pes etmek yok. Yapılması gereken şu: Hemen etkili bir tanıdık aranacak, ‘Ben evlenmek istiyorum, uygun gördüğünüz bir bayan olursa cevap bekliyorum’ denecek. Hemen sonuç alınamayabilir. Bu kez başka bir sevenin aranacak ve ‘Çok kız var; ama kafama göre bir kız bulamadım, sizin düşündüğünüz biri varsa bildirirseniz sevinirim’ denecek. Bütün eş dost, tanıdık aranacak.

İçinde olduğun durumu Afrika’da olduğun için yaşamıyorsun. Sadece bu duyguyu yaşayan gençlerden sen Afrika’da olanısın. Allah rızası için, birilerinin sadece bulmacalarda ismini duyduğu bir ülkeye gitmişsin. Orada çektiğin her sıkıntı da Allah rızası adına geçer eminim. Aslında tüm suç evli arkadaşlarda. Gemisini kurtaran kaptan mı? Ne zaman unuttunuz bir yakınınız bir kız tavsiye edecek diye etrafında pervane olduğunuz günleri? Hiç yakışıyor mu?

Ancak bilmeliyiz ki; evlilik imtihanını yaşamayan yok. Ayrıca evlilik imtihanının bin çeşit sorusu var. Hangisi bahtımıza çıkarsa… Sana da “gecikmek” çıkmış. Bu soru kalıbı Türkçe testlerindeki paragraf soruları gibidir, uzun ama kolay. Sadece sabredip dikkatlice okumayı gerektirir. Sen de sorunu iyi oku. Cevap nikâh masasında vereceğin “EVET” olacak.

Sevgili Metin, hayırlı bir iş senin niyetin. Sana bir yol gözüküyor. Üç vakte kadar bir haber alacaksın gibi. Bir de çiçekli şekerli bir şeyler gözüküyor. Devamını sana bırakıyorum. Haydi hayırlısı. Bahtın açık olsun sevgili M...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İşsiz kalma korkusu

Cumartesi, Mayıs 5 · Kategori: DR BILGE

(Arife)
Geçen sene iş için bir sınava girdim, kazandım, ama mülakatta elediler. Bu sene de giriyorum, yine eleneceğim diye korkuyorum. Bu arada Kur’an kursuna devam ediyorum. Tecvid öğreniyorum. Geceleri hep dua ediyorum bu sınavı kazanmak için. Ciddi sıkıntı yaşıyorum. Herkesin duasına çok ihtiyacım var.

Burada sen de bir alışveriş yapacaksın. Heyecanlarını,    Yazının Devamı 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Her şeyim var; mutluluğum yok!

Cuma, Mart 9 · Kategori: DR BILGE

Her şeyim var; mutluluğum yok!
Ceylan
Ben Ceylan. Çok bunalıyorum. Param ve ailem, sevdiğim var; ama ben bir türlü mutlu olmuyorum. İçimden ağlıyorum. Kimseye belli etmiyorum, çok sinirleniyorum, haksızlıklar karşısında verdiğim
değerleri alamadığıma inanıyorum. Bu beni çok üzüyor. Ben evimin kapısından içeri girdiğim an bambaşka Ceylan oluyorum. Dışarıda gayet çok sakin; ama evde terör estiriyorum. Çok duygusalım, ev sanki beni bir ip gibi boğuyor.


Dr. Bilge

Sevgili Güzel Ceylan’ım
Mutlu olmak yeşertir geleceğimizi, insan mutlu olunca her sabah yeni bir umutla uyanır. Mutlu olmak icin her şeyimiz olmasına gerek yok. Binlerce kalbi mutlu etmek asıl kendimizi mutlu adayı olarak seçmektir. Ömrümüz boyu mutlu olsaydık, “Bir türlü mutsuz olamıyorum.” diye başlardık yazmaya. Her sabah güzel Ceylan’ım gününe umutla başla. Sevdiklerine değer ver, güzel anneciğini üzme. Kendine söz vermekle başla büyük vaatlerde bulunma. Hayal kırıklığı yaşarken bunalımları davet etme o güzel kalbine. Değişiklik yap, hayatını monoton değil zengin eyle. Ailenle duygularını paylaş ve her şeyin olduğu için teşekkür etmeyi unutma. Kendinle barışık ol. Kendin ol ve kendindeki kabiliyetleri keşfetmeye gayret et. İnanıyorum ki ailen seni olduğun gibi seviyor. Mükemmel olamayız; unutma sadece en iyisini, güzel olanı seve seve yapmaya gayret ederiz. Sevgiyle kal mutlu kal, dualaşmak dileğiyle...  KAYNAK ZAMAN.COM.TR

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kendi kendime konuşuyorum

Salı, Şubat 27 · Kategori: DR BILGE

Kendi kendime konuşuyorum
Y.P.
Ben 22 yaşında bir bayanım. Uzun bir süredir (5-6 yıl) kendi kendime konuşuyorum. Evet, kendi kendime kimsenin olmadığı yerlerde mesela mutfak kapısı kapalıyken ya da odamda vs. hep sanki birileri varmış gibi konuşuyorum, bağırıyorum, gülüyorum; ama görmüyorum.
Onların olduğunu hayal edip gayri ihtiyari benimle konuşuyorlarmış gibi cevap veriyorum. İşin kötüsü, artık yanımda insanlar varken bile bazen zor tutuyorum kendimi.


Dr. Bilge

Bu içten mailin hangi rahatsızlığa şifa olmaz ki. O kadar içten, o kadar samimi. Şöyle olsa diyorum: Karar verdim; ben de problemlerimi aileme yazacağım. Sonra kendi problemimi okuyup kendime cevap yazacağım. Eğer kendime seninki kadar içten ve samimi yazabilirsem çözümün de bir o kadar kolay olacağını düşünüyorum. Ne dersin? Denemeye değmez mi sence? Sen de bu maili bir kez de kendine yolla. Heyecanla gelenler kutusunu tıkla, mailini yine aynı heyecanla aç ve tüm içtenliğinle cevapla. Sonra cevabını kendine gönder. Ertesi gün çözüme bir tık mesafesinde olmanın verdiği gururla aç. Mailini oku. Probleminin cevabını bulursan oldukça başarılısın ve samimiyet notunun 100 olduğuna inan. Ancak cevabın problemin çözümünü içermiyorsa bil ki kendine kapalı olan, kendine açmadığın ya da arkana aldığın bazı veriler var.

Tüm cesaretini kullanarak o gizli kutuları da aç ve yüzleş. Yıllardır kapalı olan bu kutudan çıkacakları kimseye yükleme. Hepsinin muhatabı olarak kendini kabul et. Hepsinin sorumluluğunu üstlen. Biraz belin bükülebilir. Belki çatırtılar gelir, çatlamalar olabilir benliğinde. Çanakkale’de zaferi resmeden Seyid onbaşının gülleyi sırtlayıp topun ağzına yerleştirmesi ne anlam ifade ediyorduysa zafer için; senin yükün altına girip her türlü acı ve ızdıraba rağmen problemini sevgi ve aile olma şuuru adlı topun ağzına koyup seni konuşturan o yaramazların bacalarından içeri isabet ettirip yerle yeksan edebileceğine canı gönülden inanıyorum.

Sevgili Yasemin kızım neden böyle bir yolu çözüm olarak gördüğümü de söylemek isterim. “İşin kötüsü yanımda insanlar varken bile zor tutuyorum kendimi.” Zor da olsa tutuyor olman bunu başarabildiğinin delili. Bunu insanlardan çekindiğin veya sebebini senin daha iyi bildiğin gerçeklerle frenleyebiliyorsan yaşamın sana verdiği en değerli şey olan kendin için bunu başarman gerektiğini söylerim. Sen de hak verirsin umarım bana ay parçası Yasemin kızım. Nedeni olduğunu düşünerek söylediğin ‘acıların kızıyım’ tabiri beni güldürdü. Hepimiz acıların çocuklarıyız sevgili kızım. İnsan dünyaya ne için gelir? Hem geçmiş elemler lezzete dönüşmez mi? Az melankolik, çok sempatik kızım. Ben sana kefilim. Senin adına. Sen de bana kefil ol. Benim sana yardımcı olabileceğim adına. Ve bu işi elbirliği ile halledelim. Zeytin dalı uzat tüm sıkıntılarımıza. Yaşamla uğraşmak yerine yaşamaya uğraşalım. Her şey o samimi yüreğine layık güzellik ve içtenlikte olsun. Papatyalar kadar ortada papatyalar kadar mütebessim, binlerce papatyayla aynı safta küçücük, kendi dünyanda biricik, kocaman bir papatya olman dileğiyle. Bu kadar papatyadan sonra belki de çözümün bir parçası da papatya çayında gizlidir. Ne dersin bir süre akşamları papatya çayıyla seyreylesek alemi? Eğer sorunun devam ederse bir uzmandan yardım almanı tavsiye ederim. Allah yardımcın olsun. Sevgiyle kal.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Güzel değilim, kiloluyum, özgüvenim yok, sevilmiyorum

Salı, Şubat 27 · Kategori: DR BILGE

Güzel değilim, kiloluyum, özgüvenim yok, sevilmiyorum
Rumuz tate
İstanbul’da yaşayan bir lise öğrencisiyim... Orta halli bir ailenin çocuğuyum.



Okul notlarım iyi değil… (Akademik başarı özgüveni artırır ve özgüven de akademik başarıyı. Dolayısıyla derslerin için daha çok gayret etmelisin. Önce başarabileceğine inan.)

ÖSS maratonuna girmiş bulunmaktayım, arkadaşlarım başarırken ben yapamıyorum (Yapabilirsin. Su koyuverme. İnsan gözünü hedeften ayırırsa engelleri görmeye başlar.)

Çalışmıyorum (Çalışmak istemiyorsun. Uçmak istemeyen kuş kanatlarını kırarmış. Keşke öyle yapmasak...)

İşte sorun tam burada başlıyor. (Sorun burada başlamıyor, sorunu burada görmek daha sıradan yapıyor seni. Sıradanlık şu an ihtiyaç duyacağın son şey.)

Kendime özgüvenim sıfır. (Özgüveni sıfır olan biri bu maili yazabilme cesaretini nereden buldu sence?..)

Güzel değilim. (Dünyalar güzeli kızım. Kelimeleri incitme ki onlarda seni ve beni incitmesin. Sen tanıdığım en samimi güzelsin)

Kiloluyum ama bunu sorun etmediğimi sanıyorum. (Aslında sorun ediyorsun ama söz vereceksin bundan sonra kişiliğini ve kilonu koşulsuz kabul edeceksin.)

Ya da bilinçaltımda fazlasıyla yer etmiş. (Bilinçaltına inecek kadar derinde değil.)

Özgüvenim sıfır (Özgüvenin bu mektubu yazmak ile dergide yayınlanmasından korkmak arasında. Sıfır değil. Dergide yayınlanmasını isteyinceye kadar özgüvenini artırmaya çalışacağız.)

Kimsenin beni dinlemeyeceğini ya da dalga geçileceğimi zannediyorum. (Bir insan seninle dalga geçmeye kalkacak kadar kötü olabilir mi? Olursa bile kendi kötülüğü, kendi insanlığıyla dalga geçmiş olmaz mı?)

Hiç kimseye güvenemiyorum. (İnsanlara güven kızım. Hüsnü zan beslemek her zaman daha mutlu eder insanı...) Garip düşünceler oluşuyor. (Garip düşüncelerin üzerinde çok durma. Güzel düşüncelerin üstüne ise tekrar tekrar git.)

Zaten çok sevilen bir insan değilim (Diğerlerini bilmem ama ben çok sevdim seni değerli kızım...) bu yüzden de olabilir (Bu yüzden de değil. Cezalandırılmaktan, değer verilmemekten, alay edilmekten korkmadan serbestçe duygularını dile getirmelisin. Bunun için egzersizler yapacaksın.)

Kitap okumak istiyorum ama anlayamayacağımdan korkarak okumuyorum. (Anadolu Lisesi kazanmış bir kız anlamaz mı okuduğunu? Mananın ötesine bile geçer.)

Kesinlikle aptal bir insanım (Hiç sanmıyorum. Bu kadar şeyi ben gecenin bir vakti ışık görmediğim birine yazar mıyım yahu?..) ama bu bana garip geliyor... yani bir insan ne kadar aptal olursa olsun dalga geçilmemesi gerekir. Karşımdaki kişiye karşılık da veremiyorum. (Vermek zorunda değilsin. İleride böyle bir gerek kalmayacak zaten.)

Panik oluyorum (Sakin olmayı denesene. Her durumda ömürden yiyoruz. Hepimiz ölümün nişanlıları değil miyiz? Yapamayacağımı anlayınca da boş veriyorum (Asla boş vermeyeceksin. Bunu biri yapacaksa o sen olacaksın.)

Umursamıyorum. (Umursa. Hayat dikkate değer.) Umursamaz görünüyorum (Umursamaz da gözükme. İnsanı canlandıran ümittir) Savaşma isteğim yok, (Mutluluk satacaksın küçük dünyamıza. İhtiyacı var çünkü insanların.)

İnsanların en kötü bir hareketinde ürküyorum (sana kimse zarar veremez sen istemediğin sürece...), çok korkağım (Cesur ol. Kazanmanın birinci şartı kaybetmekten korkmamaktır. Unutma şans cesura güler.)

Ve bunların hepsinin özgüven eksikliğinden dolayı olduğunu biliyorum (Hayır bunların hepsi özgüven eksikliğinden değil, bunların eksikliği yüzünden özgüven eksikliğin.)

Size sorum da bu olacaktı; bir insan özgüvenini nasıl kazanır? (Özgüvenini kaybetmedin değerli kızım. O hep içindeydi. Biraz derinlerde kaldı sanırım. Onun küllerini alma, yeniden parlatma vaktidir. Kim yapacak bunu? Elbette sen. Acele etme. Risk al.)

(İyi haberlerini bekliyorum değerli kızım. Eğer sana yardım edemezsem benim de özgüvenim derinlerde kalmaz mı? İkimiz için başaracaksın. Gönderdiğin mailinin her cümlesinin tersini (revers) aldığımızda çözüm çıkıyor. Sıkıntılarını ters çevir ve yaşamaya devam et. )

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Yüksek net yapamıyorum Yüksek net yapamıyorum

Salı, Şubat 27 · Kategori: DR BILGE

Yüksek net yapamıyorum
S. Sevkal
Ben 14 yaşında bir kızım. 8. sınıfa gidiyorum. Okulda her cuma deneme sınavı oluyor ve bir türlü yüksek net yapamıyorum. Çalışıyorum ama yine olmuyor. Bana yardımcı olursanız sevinirim.


Dr. Bilge

Sevgili kızım,
Olmuyor diye kendini ümitsizliğe sevk etme. Sen sürekli çalış bak zamanla göreceksin yükselecek. Bunu bu kadar rahat nasıl söyleyebiliyorum..? Çünkü böyle. Ben üniversite sınavına hazırlanırken son 10 gün falan yaklaşık 10-15 net birden artmıştı. Ama ısrarla çalışıyordum. Şimdi sana bir şeyler değişmiyor gibi gelir ama öyle değil. Bir zaman 40-45 nete takılırsın 20 gün sonra 50-55’e. Sadece sabırlı ol. Hem biz sınavlara insanlara kendimizi ispatlamak için mi giriyoruz ki? Başkasını düşünmeyeceksin. Sen kendine bakacaksın. Evet, bu biraz zor gibi gözükse de yaptığın zaman farkı fark edeceksin. Bu sınavlar bir maraton işi. İyi başlamak önemli değil. Önemli olan iyi bitirmek. Şöyle düşün: Bir yeri kazanamasan bile bir 4 yıl sonrası için güzel bir temel atmış olacaksın. Al sana bir dünya kolaylık. Hiçbir çalışma boşa gitmez. Bu arada bol bol “manevi” beslenmeni unutma. Saygılarımla.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Evli birinin aşkına karşılık verdim

Cumartesi, Ocak 27 · Kategori: DR BILGE

Evli birinin aşkına karşılık verdim
Hazin
Benden büyük, evli ve çocuklu birinin aşkına karşılık verdim. Yanlış biliyorum ama..


Dr. Bilge

Sevgili Hazin, mektubunu defalarca okudum. Sonu hüsran olan bir yola devamda ısrarcı olmamak gerekir. Sevdiklerini, yani başucundaki çocuklarını mutlu edemeyen “seni” mutlu edebilir mi? Bir başkasının mutluluğu, pembe rüyalarını alıp adını “aşk” koyup mutlu olabilir mi?

Kırılan bir kalbin kendi annen kadar kutsal olduğunun farkında mısın güzel Hazin’im?

Doğru bir yolun tarifi kalplerde huzurun var olması ve geceleri vicdanen gözlerini huzurla kapayabilmektir. Mazlumların gözyaşlarına sebep olmaman dileğiyle. Doğruların yanlışların farkında olan irade sahibi güzel Hazin, doğrular benim bir sözüm ise senin yazdığın mektup da asil cevabını oluşturmalı. Hüzünsüz gelecekler dilerim sevgilerle...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!